İmrahor Camii yok oluyor

Doğu Roma-Bizans ve Osmanlı İmparatorluğu’na ait tarihi özellikler taşıyan İmrahor Camii kaderine terk edildi
Neredeyse 1600 yıllık geçmişi olan İmrahor Camisi'nin duvarlarındaki son çiniler de kayboldu. İstanbul’da yapılan ilk kilise Hagios Kilisesi veya şimdiki adıyla İmrahor Camisi’nin restorasyon çalışmalarının başlatılacağı Vakıflar Bölge Müdürlüğü’ne bağlı Eminönü Yakası Vakıf ve Hayır İşleri Müdürlüğü tarafından resmi bir şekilde tebliğ edilse de bu güne kadar herhangi bir çalışma başlatılmadı.
Daha önce çekilen resimlerden duvarlarının çinilerle işlendiği görülen camiinin bugün ise duvarlarında tek bir çini kalmamış. Bahçesinde St. Jean Baptiste de Stadion’un kalıntılarını bulunan ve 463 yılında eski bir Roma ailesinden gelen patrisyen Stadius tarafından kurulmuş olan kilise aslında aynı yerde bulunan fakat bugün hiçbir izi kalmayan büyük manastırın bir parçası. Hıristiyanlığın yayıldığı dönemde kurulan 80 manastırın içinde en ünlü manastır olan bu kilise veya İmrahor Camiisi bugün kaderine terkedilmiş vaziyette. İmrahor Mahallesi’nin Yedikule Zindanları ile tarihi önemi ile İstanbul’un en güzel yerlerinden biri olduğunu söyleyen Mahalle Muhtarı Ali Küpücü, 2004 yılında göreve geldikten sonra ilk iş olarak İmrahor Camii’sinin restorasyon çalışmaları için ilgili yerlere başvurmuş. Fatih Belediyesi’nin burayı restore etmek istediğini ancak Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından buna izin verilmediği için belediyenin herhangi bir çalışma başlatamadığını söyleyen Küpücü, “İmrahor Camisi’nin Ayasofya ve Sultanahmet camilerinden daha fazla tarihi geçmişi var. Burası neden bugüne kadar yapılmadı? Her gün üç dört otobüs turist gelip burayı görmek istiyor. Ancak izin olmadığı için ziyaret edemiyorlar. Bu tarihi yerin en kısa sürede restore edilmesi gerekir. Tarihi mirasın en güzel örneklerinden biri gözümüzün önünde kayboluyor. Bu çok acı bir durum. Rehberler getirdikleri turistleri geri götürmek zorunda kalıyor. Bu tarihi mekan biran önce hem ibadete hem de iç ve dış turizmin ziyaretine açılmalı” diyerek yetkilileri göreve çağırdı.
İzin almadan gezilemiyor
Tarihi yeri görmek için gelen turistlerin geri dönüp Ayasofya veya Sultanahmet yetkililerinden izin almak zorunda kaldıklarını söyleyen Küpücü, “10 YTL için insanlara eziyet çektiriyoruz. Tarihi mekan içinde uygun bir yere de bir masa konulup gereken işlemler yapılabilir. Ciddi bir ihmalkarlık var. Yedikule Zindanları’nın bulunduğu yerde tarihi bir tiyatro vardı. Mustafa Kemal zamanında gelip burada tiyatro oyunu izlerdi. Ama bugün orayı özel kişiler aldı. Tarihi tiyatronun bulunduğu yerde şimdi hiçbir şey yok. Tarihimize daha iyi sahip çıkmak gerekir” dedi.
FİDAN UĞUR / KENT YAŞAM 04 Eylül 2007 tarihli yazısından alıntıır..
- Görüntüleme: 15496